7 Mart 2018 Çarşamba

kuşlar.

çocukluğuma dair en güzel anılardan biri (hatta gençliğme dair);sabahın erken saatlerinde uyanıyorum, kuşlar cıvıl cıvıl ötüyor, bu bir işaret. sanki bu hava güzel demek, sanki bahar demek, sanki kısa çorap giyebilirim, sokakta oynayabilirim ya da gökyüzü mavi demek.
bir sürü şey demek ama sevindiğimi hatırlıyorum, çok sevindiğimi.

istanbuldaki evimizde ilk senemizde, henüz yatak odamızın baktığı tarafta inşaat başlamamışken bir kuş vardı.
uykulu gözlerimi açtıktan sonra gülümsememe neden olan ama orada kuşun ötüşü herhangi bir işarete bağlanmamıştı. kuşun sadece ötüşü güzeldi. mutlu eden oydu.

şimdi onu da duyamaz olduk ama bahar gelirken ve yolda yürürken tatlı tatlı öten bir kuşla karşılaşmam bunları yazmama neden oldu.


27 Şubat 2018 Salı

yaşar

Yaşar doğuştan engelliydi.
Biraz zihinsel, çokça bedensel.
Ama çalışkan biriydi Yaşar.
Mendil satarak geçimini sağlardı, Yaşar dilenmezdi, elinde sadece bir mendille gezmezdi, büyükçe bir çantanın içinde sermayesini taşır , pırıl pırıl üstü başı, güler yüzü ile mendile ihtiyacınız var mı derdi.
Ben çantasının içinde her şey olan kızlardan olmadım belki hiç, ama mendilim hep vardı, hep Yaşar'dan aldığım mendil paketlerim vardı.
yaşar şikayet etmezdi, arada gelir dükkana otururdu, laflardık.
Yaşar en fazla ülkenin hali, ekonomi ile ilgili birkaç bilindik laf eder ama günümüzde herkesin muzdarip olduğu söylenme hastalığının belirtilerini göstermezdi.
Yaşar sanırım kendine acımazdı, ben de hiç ona acıyarak baktığımı hatırlamam.
Karşılıklı çay içtiğimiz bir gün kanser olduğunu öğrendim.
Tedavisinde de ara ara kaşılaştık.
İyi gibiydi, iyi olacak sanmıştım.
Kendine acımadığı gibi kendini dinlemeyen ve hastalığını ayakta, çalışarak geçiren Yaşar , yaşar sanmıştım.
Şubat ayında Yaşar'ı kaybettik.
Bir süre sonra onun adını kimse hatırlamayacak.
Belki ben bile unuturum.
Unutmamak için yazdım işte.
Bu dünyadan bir Yaşar geçti.
Gittiğin yerde her şey güzel olsun.

27 Aralık 2017 Çarşamba

merveme mektup.

canım mervecim,
2017 bitiyor gibi. neler yaptın bu yıl? kendine ait minik bir markan oldu, etrafındakilerinin desteği ile güzel iş başardın ama stresin yine peşini bırakmadı,yılın sonuna doğru onu sanki kontrol etmeyi öğrendin, ara ara vazgeçtin, ara ara çok gaza geldin. ama bırakma merve. çünkü bu sayede çok tatlı insanlarla tanıştın, fikir alışverişleri yaptın, bütün bu güzel çemberi daha da genişlet lütfen. bir dükkan bul kendine haydi yolun açık olsun.

spor konusunda beklediğimden iyiydin, sevgili pt nin seni satışlarını , karıştığınız adli vakıaları saymazsak, iyi bir yıldı, haftada 4 gün spor yapıp of neden 6 gün olmadı dediğin bile oldu. oldu yani sen artık spor yapmadığında eksiksin, yıkanmamış gibisin, saçın yağlı gibi, aç gibisin. ama manükürün gelmiş gibi değilsin yani arayı açmıyorsun aferim.

seyahat etmek senin için önemliydi. marta kadar yavaş başladın, plansızlıklar içindeydin, beklemediğin bir şekilde, paris, basel , roma, londra ve berlini gördün. iki şehri yeniden gördüğünü saymazsak iyi yer gördün ama artık hedeflerini büyüt mervecim, ne zaman fasa gideceksin, o japonya seyahati ne tarihte, ürdün ne olacak?  van gölünde yüzmeyecek misin? gaziantep lezzet turun ne alemde? hala mı karadenize gitmedin? bunları bir netleştir 2018 'de . çünkü sana en güzel gelen şey yeni yerler görmek, şaşırmak, gezip görürken hayatı düşünmek.

bu yıl yeni neler denedin? neler öğrendin? probiotik içeceklerle ilgili bilgi edindin, kayak konusuna niyet ettin, kendine göre olmadığını anladın, yeni bir dil bence öğrenmeyi deneyebilirsin ama sanki hevesin yok bu yıl bunu bir düşün derim. bir de motor konusu var, sanki ona da bulaşacaksın ama kararsızsın. maraton koşma geleneğini de sürdürdün umarım antalya maratonuna da katılırsın.

bu yıl sağlık kontollerinde sınıfta kaldın, yıl bitmeden kadın doğuma gitmeni, endokrinoloji işlerini halletmenş ve kalbin için kontrolünü de yaptırmanı rica ederim.şubata kadar süre verdim hadi yine iyisin.

bu yıl çok güzel bir şey daha başardın, köpek korkunla ilgili fersah fersah yol gittin. kedileri de 2018 e yazsam mı? kedi alıp falan başıma iş çıkartma ama.

çocuk işinde ne durumdasın? yapacak mısın? çocuksuz musun? evlat mı edineceksin? bu konuda artık bir netleş bence. sonra üzülmeni istemem.

bu yıl bir konuyu iyice öğren istiyorum. ister kurtuluş savaşına çalış, istersen japon kültürüne yoğunlaş ama bilgilen mervecim. canımı sıkma.

instagramı çok azalttın. facebooku , twitter ı telefonundan sildin. instagramda sadece markanla kalmayı dene.

yardım işlerinde fena değildin ama düzenli bir fayda sağlamaya kafa yor.

daha çok müzik dinle.

maneviyatını güçlendir, bu konuda daha çok eylem bekliyorum senden.
özetle;
seni seviyorum merve.
seni tanımayı , seninle konuşmayı, kafanın içindeki şarkıyı seviyorum.
neşeni kaybetme.
kendi kafanı yaşa.
sevdiklerin hep seninle huzurla sağlıkla yanında olsun.





4 Aralık 2017 Pazartesi

irem anısına

genelde planlı insanımdır, hafta sonu ne pişirsem, hangi günler spora gitsem, iş çıkışı ne yapsam yazarım defterime. bazen de bu halimden çok sıkılırım çünkü planım bozulursa çaktırmamaya çalışsam da huysuzlaşırım. esnek ol derim kendime, bunun için yogaya başlamışlığım bile var, bedenim esnerse ruhum da esner belki hesabı.

ama bu sabah kötü bir haber aldım. stajda birlikte hacze gittiğim, omuz omuza bulaşık yıkadığım, evinde kısır partileri verdiğimiz, alışverişler yaptığım,  beni çok güldüren, polatlı yollarında bana her daim güneş kremi sürmenin önemini anlatan, ruhsat törenimde beni yanız bırakmayan, iş konusunda tavsiyeler veren, mor kürklü, mavi gözlü, sarı saçlı, neşeli, aklından geçeni yüzüne söyleyebilen, kafasına koyduğunu mutlaka yapan irem ölmüş. 
çok üzüldüm. kalbim çok acıdı.
bugün ve yarın içinde tabii ki planım vardı, sonra neyir aradı, size geleyim mi dedi, tabii ki gel dedim, yarın için de tabii ki planım vardı, duygu gelmiş, görüşelim dedi, tabii ki görüşelim dedim.
çünkü bazen planların çok anlamsız, sevdiklerinle daha çok zaman geçirmek çok daha anlamlı. bir sergiye sonra gitsen, haftada bir spor eksik yapsan ölmezsin çünkü.
ama kanlı canlı neşeli bir insanken gidebilirsin birden burdan.
mekanın cennet olsun irem.

13 Ekim 2017 Cuma

kısacık bir basel

bu ara pek bir yazasım var. işim de hafif. madem öyle hep yapmak istediğim bir şeyi yapıp, seyahatlerimle ilgili kısa notlar ekleyeyim dedim.

2017 içerisinde gördüğüm şehirlerden birisi Basel.
Basel nereden aklına geldi derseniz, katıldığım bir etkinlikte, vitra design müzesinin fotoğrafını görüp, kürşadla tanışma yıldönümüzde hadi basele gidelim bence sen orayı çok seversin dedim. biletler çok ucuzdu. hemen aldık, lakin bir baktım vitra isviçre'de değil almanyadaymış. neyse ki almanyanın isviçreye yarım saat mesafede bir şehrindeymiş ve uber yapıp gitmiştk.

basel minicik evleri, manolyalarla dolu sokakları ile bana sevimli geldi, ama bir daha gideceğimi sanmam çünkü cidden yemesi içmesi çok pahalı bir şehir.

biz oradayken (mart sonu)bir çeşit müzik festivali vardı, baselde herhangi bir müzik aleti çalmayan 2 kişi kürşad ve bendik, tüm gün ve gece sokaklar inanılmaz hareketliydi ve bu baya hoşumuza gitmişti.-/(festivalin ne festivali olduğuna bakmaya üşendi)

önerilerime gelirsek (yemeli içmeli);

smuk- buraya pazar günü brunch'a gittik. smuk sanırım türk mahallesinde. yanında konyalı etli ekmekçi bir dükkan vardı, yediğimiz her şey çok lezzetli, çalışanlar güler yüzlü idi.

1777 Basel- burası da tatlı bir cafemsi mekan, hamburgeri ve ev yapımı şeftali suyu başarılıydı, tatlı bir avlunun içinde.

Acero- her gittiğim yerin en iyi dondurmacısını bulurum, dondurması cidden inanılmazdı, waffleları da çok güzel görünüyordu ama yemedim.

Marktplatz- katedarlin önündeki tatlı pazar, kahve, minik sandviçler için uğranabilir. ben kale , mantar falan almıştım.

Manor Basel- Basel'de gurme market, mutfak eşyaları ve türlü çılgınlar için doğru adres. (yenilebilir çiçek yetiştirme seti vardı 1000 işviçre frangı, giderseniz alırsınız bana, unutmuşum.)

valkshaus ve consum, basel, campari- takılmalık bar önerisi olsun.

kaleymiş, katedralmiş, sanat galerisiymiş, onları yazmaya gerek yok, zaten giden bulur:)

benim yazacağım gezme görme bu kadar olur.

tatlı bir hayal olarak hatırlayacağım baseli. belki bir gün gider nehrinde de yüzerim.




12 Ekim 2017 Perşembe

this being human is a gift house

ne zaman derdim başımdan aşarsa bu belgeseli izlerim artık.
şarkı da hediyem olsun.

https://www.youtube.com/watch?v=c2hlsA8JTtM

kafam çok karıştı abidin. alıp başımı gidesim var.

rüyalarda buluşalım

bu sabah çok garip bir şey oldu. unutmamak için buraya yazayım. uyanmıştım, gördüğüm rüyayı düşünüyordum, çok farklı yerlerdeydim, rüyanın sonuna doğru bir fotoğraf makinası içinde kürşadla fotoğraflarımızı görüyorum, ama kimin çektiğini anlamaya çalışıyorum, henüz yataktan da çıkmamıştım, böyle rüyamı kafamda canlandırırken kürşad'ın  uykusunda güldüğünü farkettim, neye güldün bu kadar diyerek uyandırdım onu, rüyanın sonunda güldüğü şeyi anımasamak için rüyanın başına gitti, başladı anlatmaya; deniz üzerinde yaşanan bir ülke, gemiler, güneşn doğuşu, ışıklarının yanımızdan geçişi, peru, yerli kadınlar, derken benimle birlikte bir fotoğraf aradığından bahsetti, bir kadına ikimizin içinde olduğu bir fotoğrafı anlatıp, nasıl bulacağını soruyormuş, kadın bir türlü anlayamamış fotoğrafı. sanki ikimiz rüyalarımızda aynı şeyin peşine düşmüşüz gibi geldi, benim aradığım şey belliydi, ama kürşadın zihninde tam olarak canlanamamıştı, ne aradığını tam olarak ifade edemese de aslında konu olarak tamamen benim gördüğüm fotoğrafların içeriğinden bahsediyordu.
çok garip geldi. çok değişik geldi. belki insan rüyalarda geziniyor ama bir başkasıyla rüyasında buluşabilmek diye bir şey var mıdır acaba dedirtti.